Alzheimer Nedir?

Alzheimer hastalığı, ilk defa Aloysius Alzheimer tarafından 1906 yılında sunulan çalışmasında tanımlanan, nörodejeneratif bir hastalıktır. Aloysius Alzheimer’ın, laboratuvarda boyama yöntemleri ile, hasta beyninde bulunan amiloid plakları keşfetmesi ile birlikte, hastalığın patolojisi ve klinik semptomlarını tanımlamak üzere ilk çalışmalar başladı.

“Alzheimer nedir?” sorusunu yanıtlamaya, öncelikle halk arasında bunama olarak da ifade edilen “Demans”  terimini açıklayarak başlayabiliriz. Demans; Alzheimer hastalığını da kapsayan, bilişsel düşüş ile karakterize nörodejeneratif hastalıkları ifade eder. Yani Alzheimer hastalığı bir Demans türü olmakla birlikte, tüm Demans hastalarının Alzheimer olduğu söylenemez. Bununla birlikte Demans hastalalarının da yaklaşık %70’i Alzheimer hastalığına sahiptir.

Alzheimer Neden Olur?

Alzheimer’a giden süreçte hangi faktörlerin ne derece etkili olduğu günümüzde hala kesin ölçüde açıklanamamaktadır. Ancak bununla birlikte, farklı yayın ve istatistiklerin ışık tuttuğu bazı olguları özetlemek ve en azından Alzheimer ile ilişkili olduğu üzerinde kuvvetli görüş birliği bulunan faktörleri listelemek mümkün.

Alzheimer; beyindeki amiloid ve tau isimli iki proteinin aşırı çoğalması, bunun sonucunda nöronlar arasındaki elektrokimyasal iletim süreçlerinin engellenmesi ile karakterizedir. Bu protein düzeylerinin artış göstermesi ile birlikte, hasta geri dönüşümsüz ve sürekli ilerleyen şekilde bilişsel düşüş yaşamaya başlar. Bu bilişsel düşüşten kaynaklanan belirtileri sonraki bölümlerde aktaracağız.

Amiloid ve Tau proteinlerinin Alzheimer hastalığında etkili olduğu anlaşıldıktan sonra, ilaç geliştirme çalışmalarının çoğu bu plakları yok etmeye odaklı olarak devam etti. Ancak günümüzde ümit verici çalışmaların devam etmesine rağmen, mevcut ilaç ve tedaviler, hastalığın tedavisinden ziyade, semptomların azaltılmasını hedeflemektedir. Peki Amiloid ve Tau proteinlerinin aşırı birikmesine ve hastalığın oluşmasına zemin oluşturduğu düşünülen faktörler nelerdir?

1.Genetik Faktörler

Doğrudan Alzheimer hastalığına sebep olmaktan ziyade, araştırmacılar, APOE4 isimli genin Alzheimer riskini arttırdığını gösteren çalışmalar yayınladılar. Bu gene sahip olmak Alzheimer anlamına gelmemekle beraber, bu gene sahip insanların normal popülasyona göre hastalık riskinin arttığı istatistiksel bir olgudur. Anne ve babasında, erken yaşta (65 öncesi) Alzheimer hastalığı öyküsü bulunan kişilerde, bu genin aktarılma ihtimali %50 olacaktır. Bu durum, hastalığın gelecekte mutlaka çıkacağı anlamına gelmese de, riski oldukça yükseltmektedir.

2.Yaş

Yaş; Alzheimer hastalığı için en yüksek risk faktörüdür. 65 yaşını aşan kişilerde, her 5 yılda Alzheimer riski 2 kat artmaktadır. Çok nadir de olsa (20 kişide 1), 65 yaş altında da hastalık görülebilmektedir.

3.Down Sendromu

Down Sendromu bulunan insanlarda, Alzheimer riskinin yükseldiği çeşitli çalışmalarda gösterilmiştir. Bunun sebebinin, Amiloid plak oluşumuna sebep olan genin, Down Sendromu bulunan kişilerde de görülmesi olduğu düşünülmektedir.

4.Kafa Travmaları

Kafa travması geçiren kişilerde Alzheimer riskinin yükseldiğine dair çalışmalar bulunmaktadır.

5.Kardiyovasküler Sorunlar

Araştırmalar, kardiyovasküler sağlığı bozmaya yönelik hayat tarzının, Alzheimer riskini arttırdığını ortaya koymuştur. Bu nedenle aşağıdaki önlemleri alarak riski azaltmak veya hastalığı geciktirmek bazı durumlarda mümkün olabilir:

  • Sigarayı bırakmak
  • İdeal kiloda olmak
  • Diyabeti kontrol etmek
  • Kan basıncını dengelemek
  • Kolesterol seviyesini dengelemek

6.Duyma Güçlüğü

Duyma güçlüğünün, Alzheimer riskini arttırdığı bazı çalışmalarda gösterilmiştir.

7.Uzun Süreli Depresyon

Uzun süreli depresyon ve yalnızlığın, Alzheimer’ı tetikleyici faktörler olabileceği düşünülmektedir.

ALZHEIMER BELİRTİLERİ NELERDİR?

Alzheimer, gittikçe artan bilişsel problemlerin eşlik ettiği bir hastalıktır. Bu problemler, hastalığın evresine göre çok değişkendir. Bu evrelerin süresi ve yaşanan belirtilerin şiddeti kişiden kişiye çok değişkenlik göstermekle birlikte, yaklaşık olarak aşağıdaki gibidir:

Erken Evre

  • Depresyon, kaygı, huzurluk
  • Hafif unutkanlıklar (randevular, alışveriş listeleri vb..)
  • Kafa karışıklıkları
  • Eski bilgileri hatırlarken, yeni bilgileri kaydetmekte ve öğrenmekte zorlanma
  • Kelimeleri unutma, cümle içinde yanlış kelime kullanma veya “o şey”, “kağıda yazmayı sağlayan şey” gibi kelimeleri unutma sebebiyle tarifleme ihtiyacı hissetme.
  • Para hesabında zorlanma, işlerini planlayamama

Orta Evre

  • Yol bulmada zorluk, kaybolma
  • Yakınlarının yardımı olmadan günlük işlerini zorlukla yapma
  • Konuşmada bozulma
  • Torunlarının, yakınlarının isimlerini unutma
  • Halüsinasyon
  • Davranış bozuklukları (agresif tavır, eşyaları uygun olmayan yerlere saklama)
  • Kişisel hijyeni önemsememe
  • Hobilerinden ve çevresinden uzaklaşma isteği

İleri Evre

İleri evre; Alzheimer hastalığı için artık belirti vermekten öte, hastanın yakınlarına ve çoğunlukla yatağa bağımlı yaşadığı, çoğunlukla konuşmadığı ve çevresel uyaranlara fazla tepki veremediği bir süreci ifade eder.

ALZHEIMER TANISI NASIL KONUR?

Alzheimer ve birçok Demans hastalığında, teşhis koymak oldukça zordur ve bazı durumlarda yıllar sürebilir. Bu süreçte hastalık tanısı netleşene kadar, hasta ve yakınlarını farklı psikolojik ve sosyal problemler beklemektedir. Zaman zaman farklı hastalıklarla karıştırılabilmekte, zaman zaman ise belirtiler test sırasında görülmemektedir. Bununla birlikte daha detaylı taramalar ve klinik takiple, daha kısa bir zaman aralığında teşhis netleştirilebilir.

Özellikle erken evrede Alzheimer ile en sık karşılaştırılan durum majör depresyondur. Depresyonda olan hastaların düşünce sistematiğinde bozulmalar olabildiğinden, bu geçici durum hastalık olarak değerlendirilebilir. Ancak iki durum arasındaki en büyük fark; depresyonun etkilerinin geçici veya dönemsel olması, bilişsel bozulmanın ileri seviyede olmaması olarak değerlendirilebilir.

Alzheimer hastalığının kesin olarak tespiti ancak otopside mümkün olabilmektedir. Bunun dışında tanıyı netleştirmek için, öncelikle bilişsel fonksiyonların bozulmasına sebep olabilecek diğer hastalıkların varlığının elimine edilmesi gereklidir. Bu sebeple aşağıdaki testler yapılabilir:

  • Mental durum testi
    • Moca, Mini Mental Test vb..
  • Nöropsikoloji testi
    • Hastaların farkındalıklarının, psikolojik değerlendirmelerinin ve nörodejeneratif bulgularının değerlendirildiği testlerdir
  • Laboratuvar testleri
    • Diğer hastalıkların elimine edilmesi için çeşitli kan testleri istenebilir. Ayrıca B12 ve Tiroid hormonlarının ölçümü de unutkanlık belirtilerinde önemlidir.
  • MRI
    • Beyinde herhangi bir problem olup olmadığını görmek için istenmektedir.
  • CT
    • Diğer hastalıkların elimine edilmesi için istenebilir.
  • PET Scan
    • Diğer hastalıkların elimine edilmesi için istenebilir.

Bu testler sonucunda diğer hastalıklar elimine edildiyse, hasta yakınları ile görüşmeler ve klinik takip neticesinde Alzheimer tanısı konabilir. Özellikle erken evrede saat çizim testi ve mental durum testleri Alzheimer riskini yüksek doğrulukla gösterebilir. Bu amaçla geliştirilen Cognity mobil uygulamasında da ücretsiz olarak saat çizim testi yapabilir, sonrasında mental durum testi ile daha detaylı analizi alabilirsiniz. Cognity uygulaması içinde çizdiğiniz saatin fotoğrafını çektiğinizde, Yapay Zeka Teknolojisi fotoğrafı analiz ederek riskinizi hesaplayabilmektedir.

ALZHEIMER TANISINI ERKEN EVREDE ALMANIN SAĞLAYACAĞI FAYDALAR NELERDİR?

Alzheimer hastalığının semptomlarını azaltan tedavi seçenekleri olduğu gibi, kesin olarak tedavi sağlayan, hastalığı geri döndüren bir alternatifin bulunmadığını vurgulamıştık. Peki bu durumda erken tanı almanın ne gibi faydaları olabilir?

1.Hastalığın semptomlarını azaltmak

Hastalığı geri döndürmek her ne kadar mümkün olamasa da, semptomları azaltmak ve yaşam kalitesini arttırmak özellikle erken evrede mümkündür. Hasta yakınlarının hastalıkla nasıl yaşamaları gerektiğini bilmeleri oldukça kritiktir.

Şu anda FDA onayı alan 5 farklı ilaç molekül seçeneği vardır. Bunlar; donepezil, galantamine, rivastigmine, memantine, donepezil & memantine kombinasyonudur. Donepezil (Aricept ilacı) Alzheimer hastalığının tüm evrelerinde, Galantamine (Razadyne ilacı) ve Rivastigmine (Exelon) erken ve orta evrelerde önerilmektedir.

İlaçlar özellikle erken ve orta evrede semptomları azaltabilir ancak bazı durumlarda kafa karışıklığı, istifra etme, iştah kaybı, uyuşukluk, hareketlerde bozulma, baş ağrısı gibi yan etkiler de görülebilir. Bu nedenle, ilaçlardan alınacak faydaların yan etkiler ile birlikte değerlendirilmesi ve dozun planlanması için, hasta düzenli olarak nöroloji uzmanının kontrolünde olmalıdır.

2.Hayatı planlamak

Hasta yakınları hastalığın farkına erken evde varırsa, daha doğru planlama yapabilir. Aktif olarak çalışırken hasta olan birçok insan vardır. Bazı durumlarda mesleğini devam ettirmek oldukça sıkıntılı durumlar yaratabilir. Örneğin hasta; doktor, muhasebeci, avukat veya bankacı olabilir. Bu gibi durumlarda erken evrede hastalığın tespiti çok kritiktir.

Alzheimer hastaları kötü niyetli kişilere karşı da savunmasız kalabilirler. Dolandırıcılık, hırsızlık ve yanıltarak satış yapma durumlarında hedef olarak kullanılmaları mümkündür. Bu nedenle hastaların yakınlarının gözetimi altında olması çok önemlidir.

İleri evrede hasta sürekli bakıma ihtiyaç duyacaktır. Bu amaçla aile bireylerinin yeni hayatı planlamak için zaman kazanması önemli bir kazanımdır. Örneğin yeni bir ev alınması, profesyonel bir merkez bulunması veya bakıcı bulunması gerekebilir. Bunun yanında hastanın diğer hastalarla iletişim kurup sosyalleşebildiği merkezler de bulunmaktadır. Yani özetle hem hasta, hem de hasta yakınlarının erken evrede bu planlamaları yapması çok daha kolay olacaktır.

3.Geri döndürülebilir tipte Demans hastalıkları

Hastaya Demans tanısının konması, Alzheimer olduğu anlamına gelmez. Her ne kadar Alzheimer geri döndürülebilir bir Demans tipi olmasa da, bazı Demans türlerinde hasta tekrar eski haline dönebilir veya kısmen iyileşebilir. Beyin kanaması gibi durumlar sonrasında gelişen Demans rahatsızlıkları veya bazı nadir görülen Demans tiplerinde geri dönüş mümkün olabilir. Dolayısıyla, hastaya Demans tanısı konsa bile türünü belirlemek, en azından geri dönüşü mümkün olan Demans tiplerinden biri olup olmadığını netleştirmek çok önemlidir.

4.Hastada psikolojik rahatlama

Hastalar, Alzheimer’ın ilk evresinde, kendilerinde bir problem olduğunun farkına varabilirler. Bu problemin ne olduğunu bilmemek ise, bazı hastalarda sinir bozukluğu ve depresyona yol açabilir. Hastalık teşhisinden sonra, detylı bilgi verilmese de hastaya bir rahatsızlığı bulunduğunu ve bunun için ilaç kullanması gerektiğini söylemek, hastada bazı belirsizliklerin azalmasına ve psikolojil olarak rahatlamasına sebep olabilir.

5.Hasta yakınlarının hastaya yaklaşımı

Hastaya Alzheimer tanısı konmadan önce, hasta yakınları hastaya karşı unutkanlık ve uygun olmayan davranışlarından dolayı öfke duyabilirler. Ancak bunun kişinin iradesinde olmadığının anlaşıldığı durumda, hastaya karşı çevresinin anlayışı artacak ve hastanın da rahatlaması sağlanacaktır.

6.Hasta yakınlarının psikolojisinin yönetimi

Eğer hasta yakınıysanız, sizin psikolojinizin iyi olması hastanın durumunu da çok fazla etkileyecektir. Hasta yakını için stabil bir psikolojik durum sağlanamazsa, hastanın ihtiyaçları da sağlıklı olarak karşılanamayacaktır.

7. Farklı hastalık şüpheleri

Alzheimer ve diğer Demans hastalıkları, geniş yelpazede şikayetlere sebep olabilir. Bunlardan bazıları farklı hastalık şüpheleri de oluşturabilir. Örneğin, Alzheimer ve Demans hastalıklarında bayılma, çok sık olmasa da az rastlanan belirtilerden biri değildir. Bu belirtiler sebebiyle hasta ve yakınları sürekli tedirginlik yaşayabilir ve sık doktor / hastane ziyaretleri yapabilirler. Hastadan istenen testler hastayı gereksiz yere yorabilir ve yıpratabilir. Bu nedenle, Alzheimer ya da Demans teşhisi konulduktan sonra, bu belirtilerin bir nöroloji uzmanı tarafından değerlendirilmesi bütünsel bir yaklaşımla yapılmaktadır.

8.Daha kaliteli zaman

Hastalar, yakınlarının Alzheimer veya Demans olduğunu öğrendiklerinde ciddi bir psikolojik yıkım yaşayabilirler. Bununla birlikte, hasta yakınları, hasta ile birlikte geçirecekleri zamanın kısıtlı ve çok değerli olduğunun farkına ne kadar erken varırlarsa, birlikte kaliteli zaman geçirmek için o kadar fazla fırsat yaratabilirler.

HANGİ DURUMLARDA DOKTORA GİTMELİYİM?

3. bölümde Alzheimer belirtilerinden bazılarından bahsetmiştik. Bu belirtileri kendinizde veya yakınınızda yoğun olarak hissediyorsanız bir nöroloji uzmanını ziyaret etmenizi öneririz. Ancak ziyaretiniz sırasında, özellikle erken evrede hastalık tespit edilemeyebilir, bu nedenle şikayetlerin artarak devam ettiği durumlarda periyodik kontrol önemlidir.

Zaman zaman kontrol için vakit bulmakta zorlanabiliyor veya hastalığı kendimize / sevdiğimiz kişilere yakıştıramayabiliyoruz. Doktora gitmeden önce riskimizi ölçmek bu nedenle uyarı mekanizması sağlayabilir. Nöroloji uzmanları ve Yapay Zeka uzmanlarından oluşan bir ekip tarafından geliştirilen Yapay Zeka destekli, Cognity mobil uygulaması ile kendinizin veya yakınınızın Alzheimer / Demans riskini uzaktan kolayca ölçebilir, riskiniz yüksek çıktıysa uzman bir nörologdan randevu alabilirsiniz. Erken evrede belirtiler daha az olduğundan, bu testi periyodik olarak tekrarlayabilir, hastalık riskinizi düzenli olarak takip edebilirsiniz.

Özellikle 60 yaş üzeri kişiler ile, ailesinde Alzheimer veya Demans hastalık öyküsü bulunan kişilerin düzenli takip altında tutulması, hastalığın erken evrede tanı alması için kritik önemdedir.

One Reply to “Alzheimer Nedir?”

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *